"Daha önemlisi, ulusal düzeyde Olimpiyat Komitesi ne yaptı? Yoksa onun görevi bu toplumu hâlâ "Olimpiyat düzenleme sırası bize de gelecek" hayaliyle oyalamak, dört yılda bir "Sıra kime gelecek" toplantıları vesilesiyle dünyayı dolaÅŸmak ve vaktiyle çıkarılmış ünlü yasa sayesinde kendilerine ayrılan gelir payını rahatça harcamaktan mı ibarettir? Metin Toker saÄŸ olsaydı bu konunun üzerine daha iyi giderdi ama, komite üyelerinin böyle sıkıştırmalar olmadan da bütçelerinin ne kadarını 'Olimpik sporcu' yetiÅŸtirme davasına ayırdıklarını açıklamaları gerekmez mi?" EleÅŸtirilere ve sorulara yanıt vermeyi asla bilemediÄŸi, ya da beceremediÄŸi için köşeye sıkıştığı anda sadece saldıran Togay Bayatlı dostum gene bana sövmek için kaleme kağıda sarılmasın.. Çünkü bu sözler benim deÄŸil. T ürkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ni hem de çok ağır eleÅŸtiren kiÅŸi bu ülkenin önde gelen bilim adamlarından biri.. Ayrıca saygın bir gazeteci ve de çok iyi bir spor izleyicisi.. Sporsever.. Profesör Mümtaz Soysal!.. Cumhuriyet köşe yazarı.. Olimpiyatların ardından kaleme aldığı yazısında (Cumhuriyet, 27 AÄŸustos) Amerika ve Çin'in niçin baÅŸarılı olduÄŸunu anlatırken Türkiye'nin dökülmesi sebeplerinin de altını çiziyor. Sporu siyasallaÅŸtıran AKP iktidarı, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ve Milli EÄŸitim bakanlıklarının bir Olimpiyat seferberliÄŸi içinde olmadıklarını söylüyor ve sözü Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne getirip, giriÅŸte okuduÄŸunuz satırlarla tamamlıyor. Prof. Sosyal haklı.. Olimpiyat fiyaskosunun asıl, baÅŸ, en önde gelen sorumlusu, o çok hantal ve iÅŸe yaramaz Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'dir. Bu komite Olimpizmin bu ülkede geliÅŸmesi için parmağını kıpırdatmadı. Olimpik sporların tanıtımı, yayılması, medyada yer alması, çocukların, gençlerin Olimpik sporlara yönelmesi konusunda çok ÅŸeyler yapılabilirdi. Milli EÄŸitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Federasyonlarla iÅŸbirliÄŸine girebilirdi. Komite BaÅŸkanı Togay Bayatlı, Dünya Spor Yazarları DerneÄŸi BaÅŸkanlığına yükselmiÅŸ bir gazeteci olduÄŸundan, medyanın Olimpik Sporlara daha fazla yer ayırması için planlar, programlar hazırlanabilir, en azından halkın vergileri ile yaÅŸayan ve reyting kaygısı olmayan TRT'nin özel TV'lerle sidik yarışı içinde futbol kurbanı olmasının önüne geçilir, Olimpik sporlarla ilgili naklen yayınlar, haber programları yapması saÄŸlanabilirdi. Ama hantal, sorumsuz ve ilgisiz komite, aynen Mümtaz Hocamın sözleriyle halkı "Olimpiyat sırası bize gelecek hayali" ile yıllarca oyaladı ve üst düzey yöneticilerine dünyayı dolaÅŸtırdı. Dahası.. Olimpiyat Stadı diye hiçbir iÅŸe yaramaz bir leÅŸi Türk vergi vereninin sırtına yükledi. Pekin'i izleyenler KuÅŸ Kafesine bakıp "Bu olimpiyat stadıysa bizimki ne" dediler. Bu statta futbol oynanmaz. Bu statta atletizm yapılmaz.. Öyle bir rüzgâr var ki, yapılan rüzgâr panoları dayanmadı yıkıldı. Åimdi kalecilerin degajında topun rüzgârla santradan geri dönüp kaleciye geri geliÅŸi görüntüleri dünyayı güldürüyor. Yapıldığından beri bakımı için her ay milyonlar harcanan bu leÅŸin geliri yok.. Böyle bir stat ÅŸekli dünyada kalmadığı için, gelecekte de olmayacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yıkılmalı ve bu leÅŸ için bu milletin daha fazla para ödemesi önlenmeli. İngiltere, geçmiÅŸte Olimpiyatlar için yaptığı 100 bin kiÅŸilik White City Stadı'nı, çaÄŸdışı kaldığı için yıktı. Dünya futbolunun Mekkesi Wembley ayni gerekçeyle yıkıldı. Daha yapılırken çaÄŸdışı olan bizimki geçen seneler içinde tam fiyaskoya dönüştüğü halde vergilerimizi çalmaya devam ediyor. Stadın devamı için yığınla insan maaÅŸ alıyor. Bakım, boya, su, elektrik paraları gibi yıllık yan harcamaları da ekleyin. Kambur büyük. Israrın anlamı yok. İşe yaramaz stat olimpizmin mezar taşı gibi boÅŸ ve sessiz dururken, özellikle olimpik sporlar için çok önemli, çok iÅŸe yarayacak, kentin göbeÄŸinde olduÄŸu için de rahatça kullanılacak Ataköy'deki çok iÅŸlevli dev spor salonu, kaba inÅŸaatı bittiÄŸi halde tamamlanmadı. Olimpik yüzme havuzu ve atlama tesisleri iÅŸe yarar hale getirilmedi. Çünkü komitede bir spor olgusu yoktu ki, planı, programı, öncelikleri olsun. Adı Olimpiyat olan komitenin olimpizmden haberi yoktu. Åimdi Togay Bayatlı, saldırmayı, küfür etmeyi, "Kanıtla" diye boÅŸ bağırmayı bıraksın. Tüm hesaplar elinde.. 2000 yılından beri Milli Olimpiyat Komitesi'nin hesaplarını ve yaptığı iÅŸlerin listesini açıklasın. İstediÄŸim yanıt o.. Görelim bakalım, kaç para almışlar, karşılığında kaç paralık hangi iÅŸleri yapmışlar?. Görelim bakalım, bu İstanbul hayali ortaya atıldığından bu yana komite ÅŸefleri nerelere gitmiÅŸler. Harcırah bütçesi nedir?. Görelim bakalım Olimpiyat Stadı'nın açıldığı günden bugüne giderleri nedir, gelirleri nedir?. Aradaki farkı kim ödüyor?. O çaÄŸdışı leÅŸin inÅŸaat fiyatını da sormuyorum üstelik.. Pekin'i izleyen Spor Bakanı'na soruyorum ÅŸimdi. "Bu statta Olimpiyat yapılır mı?." Cevabı biliyorum aslında.. O zaman yeniden soruyorum. "Bu kamburu Türk halkı daha ne kadar sırtında taşıyacak?. Mecbur muyuz?. Togay Bayatlı iÅŸadamı. Kendisine yaÅŸatması kaydıyla hediye edin, bakalım kabul edecek mi?." White City Stadı uzun sure köpek yarışlarıyla masraflarını karşılamıştı. En azından böyle bir ÅŸey düşünür müsünüz, vergi veren halkı kurtarmak için, Sayın Bakan?. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Olimpik hezimette günahkârların en büyüğüdür. Milleti yıllardır bir hayalle uyutup, ÅŸeflerine dünya gezileri hazırlamak dışında hiçbir iÅŸe yaramadıklarından.. Olimpizm ruhuna ve Olimpik Sporlara hiçbir katkıda bulunmadıklarından.. Türkiye'nin Olimpik baÅŸarısı için parmak oynatmadıklarından.. Ne yazık ki, bu hantal komite için yapacak hiçbir ÅŸey de yoktur. Atamaz, satamaz, deÄŸiÅŸtiremezsiniz. O zaman, devletin bu özel hukuk derneÄŸi için alacağı tek önlem, onlara servet bağışlayan yasayı iptal ederek, halkın vergilerinin çarçur edilmesinin önüne geçmek ve bu iÅŸe yaramaz derneÄŸi, kendi kaynakları ile baÅŸ baÅŸa bırakmak olmalıdır. Kaynak